Bu bölümde cephe gerisinde istirahat eden neferler görülmektedir. Savaş esnasında gelen mektupları okumuşlar, okutmuşlar ve bununla teselli olmaya çalışmışlardır. Ayrıca memleketinden getirdiği sazı ile bildiği türküleri çalmış, söylemiş yanık yüreklere bir nebze olsun o yanık sesi ile su serpmiştir. Bu yanık türküleri karşı cephede bulunan düşman anzak askerleri de duymuş, bir an türkünün duygusuyla savaşın kötü yönlerini unutmuş, "Ne dediğini anlamıyorum ama gönlüm anlıyordu" diyerek savaşın ne kadar kötü bir olay olduğunu farkına varmıştır.
ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ
Çanakkale içinde aynalı çarşı
Ana ben gidiyom düşmana karşı
Of gençliğim eyvah!
Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nişanlı kimimiz evli
Of gençliğim eyvah!
Çanakkale içinde bir dolu testi
Analar babalar umudu kesti
Of gençliğim eyvah!
Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara gömdüler beni
Of gençliğim eyvah!
Anasından kınalı hasan yazılan bir mektup
Ey gözümün nuru hasanım vatan alev alev yanarken ben burada nasıl boş oturayım. Sen dedenden babandan aşağı kalamazsın.
Ben senin anan isem beni ve seni Allah yarattı, büyüttü ve besledi bu toprağın ekmeği, suyu aşı iliklerinde duruyor. Öğrendim ki zabit efendi senin başına sürülen kınayı anan niçin sürmüş, diyormuş. Söyle o zabit efendiye bizim buralarda kurbanlık ayrılan koçlar kınalanır bende seni evlatlarımın arasından bu vatana kurban adadım. Onun için saçını kınalamıştım.
Elhükmübillah Allah seni İsmail peygamberin yolundan ayırmasın . Melekler seni rahmetle anacaktır. Anan Hatice.
|